GARİP AMA GERÇEK MEMLEKET ÖYKÜLERİ

 

Maksadımız asla bağcıyı dövmek değildir, üzüm yemek varken. Ancak, doğrularıda bir yerde söylemek zorundayız.

Ortaokul sıralarında Türkiye'den gelişmekte olan ülke diye söz ediliyordu. Aradan altmış yıl gibi uzun bir süre geçtiğine göre, şimdiki durumumuzun ne olduğunu merak eden var mı?

 

Hani, üç yıl sonra Türkiye'nin bugünkü İtalya'nın seviyesine geleceğini iddia eden siyasiler, şimdilerde ne iş yapıyorlar acaba?

 

Türban denen nesneyi ve İmam Hatip Liselerini oy alma pahasına, siyasi birer simge haline getirerek, ülkenin başına sarıp sarmalayan düşüncenin mimarları nerede?

 

İlkokul sıralarında, Güneydoğuda bir kürt devletinin kurulacağını ve başkentininde Diyarbakır olacağı söylemlerini hiç unutmadık, daha dün gibi hatırlıyoruz. O günden bu güne otuz bini aşkın insanın canını vererek geldiğimiz bu noktada, olaylara günübirlik bakan ve düşünen, ülkenin geleceğine dair bir proje üretmeyen, sadece koltuk kaybetmemek uğruna her türlü hileye başvuran ve uygulamaktan çekinmeyen siyasi iktidarların bu ciddi konuda birşeyler yaptıklarından söz edebilirmiyiz?

 

Yaşam boyunca hep düşünmüşüzdür. Halende bir soru olarak beynimizde durmaktadır. Anayasa, Laik, Sosyal, hukuk devleti olarak tanımlar Türkiye Cumhuriyeti'ni. Buna rağmen asırlardır Güneydoğuda hükümranlığını sürdüren ağalık sistemi, bu tanımın neresinde durmaktadır.

 

Dün Cumhuriyetin temel ilkelerine bu arada milletin ortak değerlerine sıcak bakmayan ve bu değerlere ağır eleştirilerde bulunanların, bugün bizleri yönetiyor olmaları sizce bir şey ifade etmiyor mu? Dün anayasada yer alan, değiştirilmesi bile teklif edilemeyen  Laiklik ilkesine karşı olanların bugün bu ilkenin bekçiliğine soyulmuş  görünmeleri sizce neyin nesi?

 

Ülkeyi ve milleti ilgilendiren her türlü yasal düzenlemelerin yapılması Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin tasarrufunda olmasına rağmen, bu konudaki yabancı kaynaklı etkili ve yetkililerin baskılara varan müdahalelerini anlamak mümkün değil. Bu nasıl bağımsızlık, bu nasıl devlet yönetme anlayışı. Türkiye sıradan bir Afrika ülkesimi?

 

İstanbul'un her iki yakasının ormanlarla kaplı yemyeşil alanlardan oluştuğunu ve bu yeşilliğin  güzel İstanbul boğazına doyumu mümkün olmayan bir temaşa zevki verdiğini duyarlı olan herkes gibi bizde bilenlerdeniz. Son yıllarda bu cennet diyarı yerlerin arazi mafyaları tarafından nasıl yağmalandığını görmek inanınız ki vicdanları sızlatmaktadır. Hemen ifade edelim ki, burada, başta yerel yönetimlerin, sonrada siyasi iktidarların affedilmeyecek hataları vardır. Böyle bir manzaraya müdahale etmeden seyretmek bizce İstanbul'a yapılacak en büyük kötülüktür.

 

Ama, neyse ki ormanlardan sorumlu bakan olaya geçde olsa parmak basmış durumdadır. Devlette sorumluluk bumu diye sormayınız. Bizde polis, ölen ölür kalan sağlar bizimdir dediğimiz noktadan girer ve meseleyi halleder. Atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra.

 

İnsan aklına ters gelen hemen herşeyin sorgulandığı zamanımızda son olarak şunu irdelemek isteriz ki, uzun bir zamandır ABD de ikamet eden Fethullah Gülen'in neden Türkiye'ye dönmediğidir. Yoksa biryerde acaba bir sorunu mu var? Bildiğimiz kadarıyla Gülen beyefendinin evli olmadığı gibi herhangi bir varlığıda yoktur. Sadece emekli maaşı olan birisidir. Nasıl oluyorda ABD gibi bir yerde hayatını sürdürebiliyor.  Birde ülkemizdeki emekliler geçim sıkıntısından yakınmazlar mı?

 

ÖZETLERSEK :

 

Yazımızda ayrıntıya girmeden başlıklar halinde verilmiş, toplumsal hayatımızda, dün yaşanmış, bugün yaşanan yarın ise yaşanmaya devam edeceğimiz bu olaylara kişilerin bakış açıları elbette farklı olabilir.Biz bu görüşleri saygı ile karşılıyoruz. Ancak, olur böyle şeyler, bunlarda ne var diyenlere söyleyeceklerimiz şu olacaktır. Eğer bu gemi rotasını değiştirmeyip yoluna böyle devam ederse günün birinde karaya oturacağı kanaatini taşıyanlardanız.

 

Umarız ki gelecek senelerde Türkiye geçmişini arayan bir ülke konumuna düşmez. Çünkü ülkenin önünde duran bir dizi çözüm bekleyen çok önemli sorunlar yumağı bizde bunu çağrıştırıyor.

 

 

Yılmaz Tunç

02.12.2006

AVCILAR