MAÇKALI HASAN TUNÇ ( 1912 – 1986 )
Hasan TUNÇ kemençe sanatçısıdır. Maçkalı’dır. Örnekalan (Mağura) Köyü’nde doğmuştur. Yedi erkek, bir kız kardeşin en büyüğüdür. Annesi Ayşe (Ayşecuk), babası İbrahim’dir.
Maçka’lı Hasan Tunç kemençeye ve
türkülere küçük yaşlarda merak sarmış
ve kendisini, çalıp söyleyerek
geliştirmiştir. Ailesinin fakir, köy ilkokulunun üç sınıflı olması onun
okumasına engel olmuştur. Ancak köy ortamında çalıp söylediği türküler daha
sonraki yıllarda kendisine farklı kapılar açacaktır.
Maçka’lı Hasan Tunç köyde yaşadığı süreçte yayla ve tarla işlerinde annesine yardımcı olmuştur. Çok kereler Maçka’nın diğer köylerinden (Kudula v.b.) çıkartılan kömürleri eşeğine yükleyerek o küçük yaşına rağmen kendi köyünden bir kısım insanlarla birlikte Trabzon’a götürerek satmış ve ailesinin geçimine katkıda bulunmuştur.
Maçka’lı Hasan Tunç, bu çileli ve
yorucu çalışma ortamından İstanbul’a gelerek kurtulacağını düşünerek 15 - 16
yaşlarında bu yolculuğa çıkmıştır. İstanbul’a geldiği ilk yıllarında, önce
babasının Kocamustafapaşa’daki yorgancı
dükkanında çalışmaya başlamıştır. Daha
sonra Haseki Hastanesi’ne geçerek burada kısa bir süre çalışmış ve buradan da
bugünkü Çapa Tıp Fakültesi’ne geçerek emekliliğine kadar fasılasız 34 yıl
çalışmıştır.
Maçka’lı Hasan Tunç’un yorgancılık yaptığı dönemde Hamiyet Yüceses ve onun vasıtasıyla keman sanatçısı Cevdet Çağla’yı tanıması sanat yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Bu şansı yardımıyla, önce kendisine İstanbul Radyosunda bölge sanatçısı olarak program yapma imkanı verilir. Bu arada sayıları bilinmeyen taş plaklar yapar.
Hasan Tunç’un radyoda seanslara başlaması onun daha iyi tanınmasını, yani Maçka’lı Hasan Tunç olarak bilinmesini sağlamıştır. Bu dönemlere ait ilk türküsünün ilk dörtlüğü;
“Bu Maçka’lı Hasan’ın
Yoktur mali melali
Giyinip de kuşansa
Olur daha belali” dir.
Hasan Tunç’un küçük yaşta çıktığı İstanbul’da ömrünün sonuna kadar yaşamıştır. Ancak o Maçka’yı ve Mağura’yı hiç unutmamıştır. Bu sevgi ve bağlılığın bir ifadesi aşağıdaki dörtlükler olsa gerek;
|
Maçka güzel bir yerdir Bende ordanım ordan Bir kabahati vardur Duman hiç kalkmaz ordan
İki taş arasında Beri bağurur beri Kaybana sevdaluğun Karakapandur yeri |
Maçka güzel bir yerdur Üç dağun arasında Ötmesun bensuz kuşlar Mağura yaylasında
Güneş aluyu güneş Maçka yaylalarına Şimdi kızlar gideyi Gürgen yapraklarina |
Hasan Tunç’un radyoda çalıp söylediği dönemlerde çevresi ile iyi ilişkiler ve dostluklar kurmuştur. Bu kişilerden biriside Cemile Cevher’dir. Zaman zaman bir araya gelerek Karadeniz türkülerini birlikte söylemişlerdir.
Halen müzik piyasasında bulunan Kalan Müzik tarafından çıkarılan Maçkalı Hasan Tunç’a ait ( Divane Aşık Gibi) Kaset - CD’ sinde yer alan tüm türküler zamanımızdan 40 yıl öncesine ait olup İstanbul Radyosunda çalıp söylediği canlı yayın dönemine aittir. Bunların dışında bir kaset daha oluşturacak türküleri olmasına rağmen bunları temin etmek mümkün olmamıştır.
Maçka’lı Hasan Tunç’un unutamadığı ve kendisini onurlandıran
önemli bir
olayda Beylerbeyi sarayında Atatürk’ün huzurunda Soldoy (Sevinç Köyü)
dan bir ekiple folklor gösterisi sunmaları olmuştur. Gösteriden çok memnun kalan
Atatürk “ Çal evlat çal, Karadeniz havaları bizim milli havalarımızdır” dediği
ifade edilmiştir.
Maçka’lı Hasan Tunç İstanbul Radyosundaki çalışmalarına 1965 yılında nokta koymuştur. Bazı çevrelerin ısrarlarına rağmen devam etmemiştir. O, kemençeyi ve türküyü Mağura’da olduğu gibi çalıp söylemiştir. Yörenin otantik havasından asla uzaklaşmamıştır. Kemençeyi hak ettiği yerde çalmıştır. Olur olmaz yerlerde yay çekmemiştir ve kemençeyi para kazanma vasıtası yapmamıştır. O nedenledir ki övünçle bahsedilebilecek onurlu bir geçmiş bırakarak dünyamızdan göç etmiştir.
Maçka’lı Hasan Tunç’a ait türküler değişik sanatçılar tarafından yorumlanmış ve yorumlanmaktadır.
Bunlardan en önemlileri,
- Divane aşık gibi
- Ben seni sevduğumi’dir.
Bu iki türkü birkaç TV dizisinde seslendirilmiştir.
1983 yılında Karadeniz Kültürüne ve Türk Halk Müziğine yapmış olduğu katkı dolayısıyla Kültür Bakanlığı’nca ödüle layık görülmüştür. Aynı yıllarda Yunanistan’a davet edilmiş ancak sağlık sorunları nedeniyle bu mümkün olmamıştır.
Maçka’lı Hasan Tunç iki kez evlenmiş ve bu evliliklerinden iki erkek iki de kız evlatı olmuştur.
01.05.1986 yılında bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur. Mezarı Yedikule’deki aile kabristanındadır.
Bu bilgiler ve fotoğraflar tarafımıza oğlu Yılmaz Tunç tarafından iletilmiştir.