|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
MAÇKA’NIN TARİHÇESİ VE ÖRNEKALAN KÖYÜ
Maçka sözcüğünün kaynağı:
A.) Maçka sözcüğünün Kafkas dillerinden geldiği sonradan yerli Hıristiyanların ağzında değişik biçimde söylendiği biliniyor. Sözcüğün anlamı “iki dağ arasında düz yer”, “oylum”, bir dağın yamacında yada üstündeki “düzlük” karşılığıdır. Yine Kafkas dillerinden gelip yöresel Rumca’ya “Maçuka” olarak geçen anlamı da “değnek”, herhangi bir aracın “sapı” anlamındadır. Bu sözcük kimilerin sandıkları gibi, Karadeniz yörelerinde özellikle Trabzon dolaylarında “Helenika” diye anılan mahalli Rumca’dan gelmemiştir. Rumca’da, “Maçuka, Maçoka” biçiminde kelime yoktur. Nitekim “Maç” kökü de yunan diliyle açıklanamaz. Anadolu menşelidir.
Maçka adının, ilçenin konumuna bakılırsa, yine Kafkasya’dan gelen göçmenler, yada demir madeni işleten Gürcülerce verildiği, yörede kurulan manastırlarla bağlantılı olduğu sanılmaktadır. Bizim incelediğimiz mezar taşlarında bu kelimenin en eski biçimi yaklaşık 210 yıllıktır.
Bu da gösteriyor ki 200 yılı aşkın bir süreden beri bu ad Müslüman yerlilerce kullanılmaktadır. Bulabildiğimiz fermanlarda da “Maçka”, kimi kaynaklarda “Maçoka” biçiminde geçmektedir ki bu “Maçuka” da okunabilir.
Maçka’nın eski adı olan “Cevizlik” kelimesine gelince, başka bir sorunla karşılarız. Bu da Türkçe de çok yaygın olan bu kelimenin oraya neden ad olarak verildiğidir. Bunu izahı da “Maçka” kelimesi gibi doğal konuma dayanmaktadır. “Ceviz” kelimesi Türkçe’de çok yaygın olmasına karşın Türkçe değil Arapça’dır. Aslı “Cevz” dir. Türkler ceviz karşılığı “Koz” derlerdi. Nitekim İstanbul’daki Beykoz ilçesinin adı da “Beyin cevizliği”, “ Beyin ceviz bahçesi” demektir. Bu adı da orada ceviz yetiştirilmesinden almıştır.
Bu ceviz nedeniyle, Maçka’ya “Cevizlik” denmesi aydınlığa kavuşur. Nitekim eski kaynaklarda, özellikle Maçka manastırlardan bahsedenlerce cevize bir büyük önem verildiği, Maçka cevizlerinin ayrı bir değer taşıdığı görülmektedir.
Araştırmanın daha önce de belirtildiği gibi karşımıza çıkardığı “Cevizlik” kelimesi, bölgenin uzak geçmişini aydınlatacak nitelikte olmasa bile belli bir dönemdeki yerleşmenin hangi doğrultuda geliştiğini göstermesi bakımından önemlidir. Maçka-Cevizlik kelimeleri, bize göre Hıristiyan-Müslüman ikilisi arasındaki yerleşmelerin bağlantısının yönünü gösterebilir. Nitekim, Meryemana yöresinde değil de Çatak köyü dolaylarına “Cevizlik” denmesi, Müslüman halkın yerleşme çizgisini göstermektedir. Bu olay da kesinlikle 1461’den sonradır. Bunu da sonraki bölümlerde göreceğiz.
![]()
M.S. 4. yüzyıl bitimiyle, Doğu Roma İmparatorluğuna ( Bizans ) bağlanan Trabzon -Maçka yöresinde başlayan yerleşmeleri üç ayrı aşamada değerlendirmek gerekir.
B) Deniz ulaşımı yoluyla alışveriş için gelen genellikle kıyı bölgelerinde yerleşmeyi yeğleyen,daha sonra yakın dağlık bölgelere konanlar bunlar azsa da vardır. Öte yandan dağ-yayla yolları ile gelenler de epeydir. Özellikle ardı kesilmeyen savaşlar yüzünden insanlar toplu olarak dağlık bölgelere kaçmış zamanla oralarda yerleşmişlerdir.Bu tür yerleşmeler yakın yüzyıllara değin sürmüştür.
Bu üç yerleşme türüne,özel adlar sayarak örnek vermenin gereği yoktur. Trabzon bölgesinde en yoğun konar-göçer yerleşmeleri 13.yüzyıl başlarında gerçekleşmiştir.Kimi kaynaklara göre, Trabzon yöresinde Osmanlılardan çok önce bir Türk yerleşmesi olmuştur. Nitekim 1073-1074 yıllarında Trabzon dolaylarında Türkler vardı. ( Osmanlılardan önce Anadolu’da Türkler Claude Cahen,Çev,Yıldız Meram, 1984,s.89 ). Bu yerleşmenin yerini kesinlikle belirtme olanağı yoktur.Ancak denizden değil dağ-yayla üzerinden doğudan geldiği Azerbaycan yolunu izlediği açıktır. Bunlar genellikle konar-göçer Türk boylarıdır.Bunların gerçekliğini kimi yer adlarının incelenmesinden anlamaktayız.Bir örnek verelim Maçka yöresinde “Oba” sözcüğüyle anılan bütün yerler Türk yerleşme bölgeleridir.Sel-oba,fırın-oba ( buna yanlışlıkla furoba deniliyor ) “göl “ sözcüğünün bulunduğu yaylalarda Türk yerleşme yerleridir.Çağıl-göl ( Çakıl göl ),kuru-göl vb. öte yandan Gümuşki-Taşköprü, İskender-hanı, Boğoç ( Boğa kökünden ) örnekleri,dil bakımından önemlidir.Bunları çoğaltmanın gereği yoktur artık.Kesin olan Maçka dolaylarında Türk yerleşmelerinin çok eski olduğudur.Bu Türk boylarının önemli bir bölümü Giresun-Vakfıkebir-Akçaabat üçgeni üzerinden dağ-yayla yoluyla olmuştur.Bunların çoğu “Çepni” denen konar-göçer Türk boyudur.Bu göçlerin Ortaçağ boyunca sürdüğünü yazılı kaynaklardan öğreniyoruz.
Maçka’nın bulunduğu bölgenin konumu doğuyu denize bağlayan bir köprü durumundadır.O dönemlerde en elverişli geçit Zigana yöresidir.Dere boyları geçit verecek nitelikte değildir. Bu nedenle komşu topluluklarla olan ilişkilerin çoğu yaylalarda sağlanmıştır. Maçka bölgesinde Karaptal ( Kara Abdal ) denen bir yer vardır.Yaz aylarında orada özel törenler düzenlenir. Anadolu’nun Türk egemenliği altına girmesi,devlet olarak 1071 Malazgirt savaşının kazanılmasıyla başlarsa da,doğudan gelen göçlerin daha eskilere gittiği kimi araştırmacılara göre M.Ö. 3000 yıllarını aştığı,Sümerlerin doğudan gelen Türk boylarından olduğu açıktır.Biz,bu konuya değinmeden Maçka yörelerinde dolaşacağız. Kesin olarak bilinen Trabzon bölgesinde 1461’den çok önce Türk boylarının geldiği,özellikle yaylaklarda ılgarlara giriştiğidir.Maçka tarihinde bu tür göçlerin,ılgarların daha 11.yüzyıl ortalarında başladığını önceden söylemiştik.Şimdi bu dönemden sonra gelişen değişmelere kuş bakışı bir göz atalım. Bu değişmelerin devlet yönetimi ile ilgili olanları 1461’den sonra günümüze değin sürer.Bizi burada ilgilendiren her yılın sayılarına göre olayların dökümünü yapmak,yazıyı sayılarla doldurmak değil.Maçka’nın geçmişini aydınlatacak önemli oluşmalara dayanan değişimlerdir. Maçka bağımsız bir bölge olmadığı için genellikle Trabzon tarihi içinde görülür.Ayrıntılara girilmeden bir takım çizgilerle belirlenir.Ülke çapında bir olay geçince ilçelerin,bucakların, kimi illerin bile büyük önemi kalmaz,bütün önem üzerinde durulan olayın odağında toplanır.
Trabzon dolayısıyla Maçka şu tarih dönemlerini yaşamıştır:
2- Roma egemenliği 450 yıl sürdükten sonra İmparatorluğun M.S.395’te ikiye ayrılmasıyla Trabzon-Maçka Bizans yönetimi altına girmiştir. Bu yönetimde 1204 yılına değin sürmüş Bizans’ın haçlıların eline geçmesiyle 1204’te “Pontos Rum İmparatorluğu” kurulmuştur.
Bu iki dönemin birincisi,önce söylediğimiz gibi çok tanrıcı,ikincisi tek tanrıcı Hıristiyan çağıdır. Bu çağın son kesimi 257 yıl sürmüş 1461’de Fatih Sultan Mehmet’in eline geçerek inanç bakımından İslam egemenliği altına girmiştir.
Doğudan Trabzon yöresine Maçka dolaylarına göçtürülüp yerleştirmenin en yoğun olduğu dönem ikinci Bayezid ile Kanuni Sultan Süleyman arasındaki 60 yıllık süredir.Ondan sonraki yerleştirmeler seyrek olduğu oranda da önemsizdir.Fatih Sultan Mehmet döneminde de yerleştirmelerin yapıldığı düşünülebilirse şimdilik böyle kesin bir belge elimize geçmedi. İlerde yapılacak daha geniş kapsamlı araştırmalar böyle bir kaynağın varlığını ortaya koyarsa durum değişir.Ancak,son yapılan bir araştırmada Maçka’ya Doğu Anadolu’dan kimi toplulukların yerleştirildiğini öğreniyoruz: “ Maçka’daki Eyyübiler ( Eyüboğlu’lar ) 1507’de Mafarkın ( Silvan ) dan kaçarak Şehzade Selim’e sığınarak buraya yerleştirilmişlerdir.” ( M.F.Kırzıoğlu; Osmanlıların Kafkas Ellerini Fethi, s.48 ) bu alıntı bize yerleştirmelerin daha 1507’de bile kesinliğini koruduğunu gösteriyor. Bu yerleştirmelerin yalnız bir aile ile ilgili olduğu söylenemez,daha başkalarının da olması gerekir.Ne yazık ki bu konuda elimizde ne kesin bir belge ne de soruna ışık tutucu özel bir araştırma vardır. Özellikle Trabzon-Erzurum yolunun Ziganalardan sonra kuzeye inen uzantısının iki yakasında dereye bakan köylerin kiminde bu tür yerleştirmelerin varlığını gösteren belirtiler görülmektedir. Bu da Osmanlı Devletinin ulaşımı sağlayan yerlerdeki geçitleri sürekli denetim altında bulundurmak gerektiğini duymasının doğal sonucudur.
Tarih bakımından daha önemli bir olay 1916’da Maçka’nın Ruslar eline geçmesidir. Rus birlikleri Maçka’da 1916-1917 sonlarına değin kalmış sonra çekilmişlerdir.Rusların Maçka’ya girişiyle bir çok yerde yerel savunma çeteleri oluşturulmuşsa da büyük başarı sağlanamamıştır.Çünkü Rus eri kılığına giren Hıristiyan çeteleri Türk direnişçilerini arkadan vurmuştur. Nitekim bu savunma çetelerinden birini oluşturan Ali Yemen ile arkadaşları vurularak ölmüştür.
Kurtuluş Savaşından sonra 1840’dan beri sürdürülen “ Pontosçuluk “ etkisiyle olumsuz bir tutum takınan yerli Hıristiyanlar Yunanistan’la yapılan anlaşma sonucu Maçka’dan göçtürüldü.Meryemana,Akarsu dereleri kıyılarında köylerin Akarsu ( Larhan ) dışında hepsi Hamsiköy yolunun doğu-batı köyleri boşaltıldı.Bu boşatılan köylere 1929’dan sonra Of-Sürmene-Tonya-Yomra köylerinden gelen Müslüman topluluklar yerleştirildi. Bu nedenle Maçka’nın boşaltılan köylerinde “ Maçka Yerlisi” yoktur. Bu durum yöresel geleneklerin “ Kültür yapılarının “ değişmesine yol açtı. Bunun tarihsel değil yerel bir önemi vardır.O da halk bilgisi çalışmalarını ilgilendirir.
Yeni adıyla Örnekalan eski adıyla Mağura köyüyle ilgili ne yazık ki Fatih’in Trabzon’u aldığı 1461 öncesi için pek bilgimiz yoktur.Ama 1461’den sonra buralara İmparatorluğun çeşitli yerlerinden yaptırılan göçlerle Müslüman Türk halkı yerleştirilmiştir. Büyük ihtimalle Örnekalan köyü sakinlerinin Kafkaslardan,özellikle Azerbaycan’dan getirilip yerleştirildikleri tahmin edilmektedir. Azerbaycan’da bulunan Hoşgenap, Emba gibi yer adlarının köyümüz çevresinde de var olduğunu görmekteyiz.
Örnekalan köyü sakinlerinin Kafkaslardaki Türk boylarından olduğunu düşündürecek pek çok geleneksel adetler vardır.Ayrıca köyümüz ve çevresinde dedelerin babalarına yani atalarımıza “ Kurt dede “ denilmektedir. Ergenekon Türk efsanesinde bilindiği gibi atalarımızın Demir dağı bir kurdun yol göstericiliğinde delerek etrafa yayıldıkları şeklinde bir inanış vardır.İşte köyümüz ve çevresinde 2-3 nesil yukarıdaki büyüklerimize "Kurt dede" denilmesi bu efsanenin izlerinin köyümüzde yaşadığını göstermektedir. ARAŞTIRMACI – YAZAR |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|AnaSayfa| |Tarihçe| |Fotograflar| |Video| Dernek| |Ziyaretçi Defteri| | Siir ve Türküler| | Yayla Şenlikleri| | Karadeniz| | Maçka | |Trabzon| | Faydalı Linkler| Örnekalan © Email:macka_ornekalan@hotmail.com WebMaster:erdal |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||